10 Mart 2010 Çarşamba

Dizimax Salı 22.00


Şimdi ben kendimi çok merak ediyorum Criminal Minds izlerken görmeyi. Bu kadar kaptırmamın sebebi bir FBI Behavioral Analysis Unit profiler olabilme hayalim olabilir. Salı gecesi criminal minds öncesi NCIS de etkiyi arttırıyo muhtemelen ama ben kopamıyorum bu profiler durumdan.

Televizyonla en gelişmiş ilişkimin bir criminal dizi takipçisi olması ritüellerden sıkılıp puzzle-action içinde olma isteğim olabilir.

Bir de ekibin mimiklerialınmış başı Hotch'u bi kere bile bu dizide gülerken görmemişken, bir zapping sırasında oğluyla balık avlayan neşeli babayı görmek hainlik gibi geldi bana FBI'a

9 Mart 2010 Salı

Ali ile Ramazan ile Ben


Hiç bilmediğin hayatların trajik öyküsü senin yaşadığın şehrin ve zamanın içinde ama hiçbir ortak nokta bulamıyorsun senin hayatının geçmişiyle. Baştan adaletsiz davranılmış insanlara, bunu okurken fark eden okur ne yapabilir ki. Gezdiği sokaklardaki insanların hayatlarının kendisinden bu kadar farklı olma ihtimalini sadece gazetenin 3. sayfasını es geçerek hiçe sayamaz. Bir gün yüzüne vurur.

Öcü gibi korktuğum hayatların başlangıç yazgısı bu kadar insana bağlı değilken kim(i) yargılayabilir(im) sapkınlıktan. Benim hiç bilmediğim hayatları sadece acıyarak atamam bilincimden. İnsanı insana yaklaştırıyor bu kitap “kendi şansından önce minnet duyarak sonra da utanarak”.

Ramazan’ın düştüğü apartman dairesinin bir alt katında yaşayan adamdan daha farklı bakamazsak anlamsız olur bu yalınlık.

8 Mart 2010 Pazartesi

Ben geldim

Vay be bugüne kısmetmiş bir blog açmak, dünya kadınlar günü anlamlı oldu şimdi benim için. Sezen'in yazısı kaldı aklımda bugünden; cumartesi suratıma tokat gibi vuran Yıldırım Türker'in Bahçesi de karışmış yazıya, hangi insan evladının (kutlanası) günü bugün onu bilemedim.

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&ArticleID=984008&Yazar=YILDIRIM%20TÜRKER&Date=06.03.2010&CategoryID=97